Ana Sayfa 4. SINIF 5. SINIF 6. SINIF 7. SINIF
8. SINIF 9. SINIF 10. SINIF 11. SINIF 12. SINIF
4-8 (Eski P.) 9-12 (Eski P.) İlahiyat TestBank Fıkralar
 
Site içi arama
 
 
Türkiye Geneli III. DKAB Öğrenci Platformu Toplantısı
Panel Ödemiş 09 Mart 2008
Öğretmenler Tanışma Toplantısı 16 Şubat 2008
Panel 6 Eylül 2007
  
»  Davet Mektubu
»  Panelde Konuşulanların Özeti
»  Açılış Konuşmaları
»  Prof. Dr. Sönmez KUTLU'nun Konuşması
»  Doç. Dr. Halit EV'in Konuşması
»  Yrd. Doç. Dr. Veli ÖZTÜRK'ün Konuşması
»  Panelin Sonuç Bildirgesi
»  Panelin yansımaları
»  Panelle ilgili istatistiki bilgiler
DKAB Toplantısı 26 Mayıs 07
sempozyum 24 Şubat 07
  
 
Duyurular
 
  
 
Anket
 
   
 
Kullanıcı girişi
 
Kullanıcı Adı :
Şifre :
 
Hava Durumu
 
 
Ajanda
 
   
Doç. Dr. Halit EV'in Konuşması
 
 
 

Dokuz Eylül Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekan Yrd.

Doç. Dr. Halit EV'in Konuşması

DKAB ÖĞRETİMİNDE GENEL VE ÖZEL AMAÇ İLİŞKİSİ

İLKÖĞRETİM DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ ÖĞRETİM PROGRAMININ YAKLAŞIMI

İlköğretim Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi (DKAB) dersi programının hazırlanmasında insanlar, toplumlar ve milletler arası ilişkilerin olumlu yönde geliştirilmesi ihtiyacı önemli hareket noktası olmuştur. Bunun gerçekleşmesi için de dinin doğru anlaşılması ve yorumlanmasına katkıda bulunulması, toplumumuzda yaşayan bir din olması nedeniyle İslâm dininin tanıtımı, öğretilmesi ve diğer dinler hakkında genel bilgilerin verilmesi benimsenmiştir.

Sağlıklı bir din ve ahlak öğretimiyle öğrencilerin, Millî Eğitimin Genel Amaçlarında yer alan millî, ahlâkî, insanî ve kültürel değerleri benimsemeleri; beden, zihin, ahlak, ruh ve duygu bakımından dengeli ve sağlıklı bir şekilde gelişmeleri ve kültürel yabancılaşmanın önlenmesi hedeflenmiştir. Bu doğrultuda din ve ahlak hakkında doğru bilişsel, duyuşsal ve psikomotor öğrenmeler yoluyla öğrencilerin bireysel, toplumsal, kültürel, evrensel ve ahlâkî açıdan bazı davranışları kazanmaları ilköğretim DKAB dersi programın genel amaçlarını oluşturmuştur.

Bu amaçlar çerçevesinde, farklı aile ortamları ve kültürel kaynaklardan gelen öğrencilerin, yaşayan dinin mezhepler üstü bir yaklaşımla öğretimi sayesinde belirtilen kazanımları elde etmeleri beklenmektedir. Böylece ders, bir taraftan kültürümüzün İslâm dinine ait geleneklerini öğretirken diğer taraftan öğrencileri diğer insanlar, kültürler ve dinlerle birlikte yaşamaya teşvik edecektir. Çünkü bir yazarın belirttiği gibi bu çoğulculuğu reddetmek gençleri geleceğin dünyasına hazırlamaz. Gerek kendi toplumumuz, gerekse dışımızdaki dünyada yaşayan dinî ve kültürel grupların söylemini oluşturan değer, inanç ve uygulamalardan genç insanların izole edilmemesi gerekir. (Jackson, 2005) Aslında batıda da diğer birçok yaklaşımın (mezhebe dayalı olmayan, mezhepler arası, dinler arası vb.) yanı sıra mezhebe dayalı olarak verilen din derslerinin de bu iki önemli işlevi sayesinde öğrencilere başkaları ile samimi ilişkiler kurmayı ve onlara gönüllerini açmayı, birlikte yaşamayı öğreten bir çerçeve sunabileceği belirtilmektedir. (Schweitzer, 1996)

Alman Protestan Kilisesinin yayınladığı bir bildiride de ifade edildiği gibi, gençlik çağı din eğitimi bilimi bağlamında din dersinin hem bilgilendirici, hem de yönlendirici özelliği bulunmalı, farklı dinler ve dünya görüşleri ile ilgili bilgi ve malumatın aktarılması ise okulun temel görevi sayılmalıdır. Bu yüzden din dersinde bilimsel doğallık nihaî hedef olmamalı, öğretmenler, dinî sebeplerden olduğu kadar pedagojik sebeplerden dolayı da doktrine etme anlamına gelmeyen, fakat kendi inançlarının görülebildiği bir görev anlayışına sahip olabilmelidirler. (Kirchenamt der Evangelischen Kirche in Deutschland, 2000)

Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersleri, bazı konuları öğrenmeyi sağlamakla birlikte, bilgi elde etme ve aklı kullanma kabiliyetini geliştiren bir süreç olarak da işlemelidir. Bilgi verirken bir taraftan öğrencinin toplumda yaygın olan zihniyetler üzerinde düşünerek bilinçlenmesini sağlamak önemlidir; çünkü bu sayede onlar körü körüne uygulayıcılar olmaktan kurtulacaklar, bilgiyi hangi amaçla, kim için ve nasıl bir dünyada kullanabileceklerini de sorgulayacak bir şekilde yetişmiş olacaklardır. Bu da onların inançları ve hayatları konusunda hür bir şekilde tercih yapmalarını, istismardan kurtulmalarını sağlayacaktır. (Selçuk, 2000)

Jackson’ın da belirttiği gibi eleştiri unsuru, aynı zamanda din eğitiminde yer alan herkes için hakikat ve anlam sorunlarının önünü açabilir. Üstelik dinî söylemin ne demek istediğini anlama işi, roman okumak ya da TV’de bir pembe dizi seyretmek gibi boşlukta bir yerde oluşmaz. Din eğitimine katılan gençlerin kendileri zaten dinî ya da dinî olmayan bir arka plana sahiptirler ve kendi bilgi, tecrübe ve sorularını, gözlemlerini ve kendi eleştirel bakışlarını da sınıfa getirirler.

Ona göre bu, süper marketteki raflardan bir şey alır gibi, öğrencilere din seçenekleri sunan bir din eğitimi parodisinden son derece farklı bir şeydir. İçinde yaşanılan hayatı ve kültürü de eleştirebilmeyi içeren bu tür bir süreçte zihnî ve ahlâkî yönden yetişerek kişinin bir anlamda kendi benliğinden çıkması mümkün olabilir. Bu sayede insan yepyeni birisi haline gelebilir. Öğretmenler ise ancak kurgulanmış fırsatlar oluşturarak buna katkı sağlayabilirler. (Jackson, 2000)

Bu tür bir din öğretimi anlayışı, J. M. Hull’ın, (Grimmitt’ten naklederek) batılı toplumlardaki din eğitiminin temel türlerini anlatırken ortaya koyduğu -diğer iki yaklaşımın izleri de programda yer almakla birlikte- “dinden öğrenme” yaklaşımına benzemektedir. Bu yaklaşıma göre eğitim programını öğrencinin hayatı, dünyası şekillendirmekte, daha çok çocuk ve gençlerin din eğitimi ve öğretiminden hangi faydaları sağlayabilecekleri dikkate alınmakta, öğrencilerin ahlâkî ve manevî gelişimleri, onların daha duyarlı hale gelmeleri hedeflenerek eğitimlerine katkıda bulunulmaya çalışılmaktadır.

Böyle bir anlayış ise, yukarıda millî eğitimin genel amaçlarında ifade edilen; dengeli ve sağlıklı bir şekilde gelişmiş, hür ve bilimsel düşünme gücüne, geniş bir dünya görüşüne sahip, insan haklarına saygılı, kişilik ve teşebbüse değer veren, topluma karşı sorumluluk duyan yapıcı, yaratıcı ve verimli kişilerin yetişmesine daha fazla katkı sağlayacaktır.

İlköğretim Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersinin öğretim programında temel yaklaşım olarak bu derslerin sadece bilgi verme aracı olmaktan çıkarılması, bu derslerin aynı zamanda bilgi edinme yolları ve aklını kullanma kabiliyetini geliştiren bir süreç olarak kullanılması önerilmektedir. Buna göre öğrencilerin din hakkında doğru bilgiler edinirken kendilerine sunulan alternatifleri incelemelerini sağlayacak bir bakış açısı kazanma konusunda bilinçlenmeleri okullarımızda gerçekleştirilen din öğretimimin önemli bir amacı haline gelmiştir. Programın diliyle ifade edilecek olursa; öğrenciler körü körüne uygulayıcı olmamalı, aksine kendilerine sunulan bilginin hangi amaçla, kim için, nasıl bir dünyada kullanılabileceğini sorgulayabilecek biçimde yetiştirilmeli, özellikle inanç ve hayat konusundaki tercihlerini özgür bir şekilde yapmalarına yardımcı olacak ortam oluşturulmalı, öğrencinin varlıklar içerisindeki konumunu belirlemesine katkıda bulunulmalıdır.

Bunun başarılması için ise hem dersin öğretim programının geliştirilmesinde, hem ders kitaplarının yazımında, hem de öğrencilerle sınıfta iletişime geçerken insana, düşünceye, hürriyete, ahlaki olana ve kültürel mirasa saygılı olmayı esas alan bir anlayışın benimsenmesi önerilmektedir.

İLKÖĞRETİM DİN KÜLTÜRÜ VE AHLÂK BİLGİSİ ÖĞRETİM PROGRAMININ GENEL AMAÇLARI

a. Bireysel Açıdan

Temel dini ve ahlaki sorularına cevap verebilmeleri
İnanma ve yaşama özgürlüklerinin bilincine varabilmeleri
Dini inanç ve ibadetlerini başkalarının istismarına kapılmaksızın gerçekleştirebilmeleri
Dini kavramları doğru anlayabilmeleri
Doğru dini bilgiler ile batıl inanç ve hurafeleri ayırt edebilmeleri
Dinin içtenlik ve sevgi boyutunu fark ederek onun insan için vazgeçilmez bir öge olduğunu kavrayabilmeleri
İslam dinini ve diğer dinleri ana kaynaklarına dayalı olarak tanımaları gerektiğini kavrayabilmeleri
Dinin emirleri ile toplumsal beklenti ve alışkanlıklara dayalı olan davranışları ayırt edebilmeleri
İslam’ın iman, ibadet ve ahlak esaslarını tanıyabilmeleri
İslam dininin akıl ve bilimle uyum içinde olduğunu, din ve bilimin birbirinin alternatifi olmadıklarını kavrayabilmeleri
Aklın, dini sorumluluğun temel şartı olduğunu; dinin aklın kullanılmasını istediğini ve bilimsel bilgiyi teşvik ettiğini kavrayabilmeleri
Kendi dini ile mutlu ve barışık olabilmeleri

b. Toplumsal Açıdan

Toplumda yaşanan dini ve ahlaki davranışları tanıyabilmeleri
Toplumdaki farklı dini anlayış ve yaşayışların sosyal bir olgu olduğunu tanıyabilmeleri
Başkalarının inanç ve yaşayışlarına hoşgörü ile yaklaşabilmelerini
Toplumun içerisindeki sağlıksız hurafelere dayalı dini oluşumları ayırt edebilmelerini
Fiziki ve toplumsal çevreyi koruma bilincine ulaşabilmeleri

c. Ahlâkî Açıdan

Ahlaki değerleri bilen ve bunlara saygı duyan erdemli kişiler olabilmeleri
Öğrenilen ahlaki değerleri içselleştirebilmeleri
İnanç ve ibadetlerin davranışları güzelleştirmedeki olumlu etkisini fark edebilmeleri

d. Kültürel açıdan

Dinin kültürü oluşturan unsurlardan biri olduğunu kavrayabilmeleri
Dinin, diğer kültür unsurları üzerindeki etkilerini fark edebilmelerini
Doğru dini bilgiler yardımıyla nesiller arası anlayış farklılıklarına sağlıklı bir şekilde yaklaşabilmeleri
Türklerin İslam dinini kabul ediş sürecinde etkili olan unsurları değerlendirebilmeleri
Dini ve milli bayramların milleti birleştiren temel değerlerden olduğunu kavrayabilmeleri
e. Evrensel açıdan
Evrensel değerlere kendi dini bilgi ve bilinçleriyle katılmaları
Diğer dinleri temel özellikleri ile tanıyarak, bağlılarına hoşgörü ile yaklaşabilmeleri
Evrensel insani değerlerin İslam’ın insani değerleri ile örtüştüğünü fark etmeleri amaçlanmaktadır.

İLKÖĞRETİM DKAB ÖĞRETİMİNDE GENEL VE ÖZEL AMAÇ İLİŞKİSİ

İlköğretim DKAB dersi programı incelendiğinde daha çok soyut ifadelerle dile getirilen genel amaçların bilişsel, duyuşsal ve psikomotor öğrenme alanlarından dinle ilgili birçok davranışı ihtiva ettiği görülecektir.

Bireyi, bireysel, toplumsal, kültürel ahlâkî ve evrensel bakımlardan geliştirmeye, toplumun ve insanlığın uyumlu ve mutlu bir üyesi yapmaya yönelik olan bu amaçların, öğretimin sonunda öğrencilerde somut davranışlar olarak görülebilmesi, öncelikle bilişsel düzeyde bir donanımı, sonra da bu davranışları içselleştirmiş olmayı gerektirmektedir.

Dersin genel amaçlarının bu şekilde soyut ifade edilişi, konuların işlenişinde sadece özel amaçlarda belirlenen bilişsel davranışlara yoğunlaşarak duyuşsal davranışların ihmal edilmesi gibi bir sonucu doğurabilmektedir.

Duyuşsal davranışların neler olduğu konusunda uzlaşılamaması, somutlaştırılmasının, geleneksel yöntemlerle davranışa dönüştürülmelerinin, değerlendirilmelerinin zorluğu, öğrencilere uzun zaman içerisinde kazandırılabilmeleri vb. hususlar bu ihmale yol açan sebeplerinden bazılarıdır.

Fakat bu durum duyuşsal davranışların öğrencide oluşturulamayacağı anlamına gelmemelidir. Aksine sınıflara göre belirlenen özel amaçlarla bunları davranışa dönüştürmek üzere işlenen konuların dersin genel amaçlarının hangileriyle ilişkilendirilebileceği üzerinde düşünmek ve onlarla bağlantısını kurmak gerekir.

Çünkü konular, birbiriyle bağlantılı bir bütünün parçası haline ancak bu şekilde getirilebilir ve beklenen davranışlar bu şekilde oluşturulabilir.

Bu nedenle özel amaçların zaman zaman dar bir çerçeve içerisinde ele alınmış olmasını ya da bir başka deyişle öğrenme alanlarının çok alt düzeyinde birkaç davranışı içermesini konular işlenirken sadece bu davranışları oluşturmaya çalışmak gerektiği şeklinde anlamamak gerekir.

Sözü edilen bu tür özel amaç ve konuların programın başında verilen ilköğretim DKAB dersinin genel amaçlarıyla nasıl ilişkilendirilebileceğine, bu amaçlardan hangisinin gerçekleşmesine katkıda bulunabileceğine dikkat edilmelidir.

Dersin özel amaçları ve işlenen konuların genel amaçlarla nasıl ilişkilendirilebileceğini somutlaştırmak bakımından örnek üzerinden gitmek daha yararlı olacaktır:

SINIF : 4
ÖĞRENME ALANI: Hz. Muhammed
ÜNİTE : III. HZ. MUHAMMED’İ TANIYALIM
KONU : Hz. Muhammed’in Çocukluk ve Gençlik Yıllarındaki Erdemli Davranışları
KAZANIM: Hz. Muhammed’in çocukluk ve gençlik yıllarındaki erdemli davranışlarından örnekler verir.
KAZANIM: Hz. Muhammed’in çocukluk ve gençlik yıllarındaki davranışlarını kendi hayatıyla ilişkilendirir.

Hz. Muhammed’in çocukluk ve gençlik yıllarındaki erdemli davranışlarını öğrenerek bu konuda öğrencinin örnekler verir hale gelmesini ve bunları kendi hayatıyla ilişkilendirmesini amaçlayan bu konunun öğretimi öncesinde genel amaçlarla ilgili olarak şu soruların tamamına veya bir kısmına cevap bulmaya çalışmak genel-özel amaç ilişkisini kurmamızı kolaylaştırabilir:

Hz. Muhammed’in çocukluk ve gençlik yıllarındaki bazı erdemli davranışlarını öğrenmek öğrencinin hangi temel dinî ve ahlâkî sorularına cevap bulmasına yardımcı olacaktır?

Bu örnekler öğrencinin inanma ve yaşam özgürlüğü bilincinin oluşmasına katkı sağlayacak mıdır?

Bu davranışları öğrenmekle öğrencinin başkalarının istismarından kurtulmasına nasıl katkı sağlanabilir?

Hz. Muhammed’in erdemli davranışlarının öğrenilmesi konuyla ilgili kavramların doğru anlaşılmasına, dinin sevgi boyutunun fark edilmesine nasıl yardımcı olacaktır?

Konuyla ilgili olarak verilen örnekler doğru bilgiye dayanıyor mu? Öğrencinin bunları yanlış inanç ve hurafelerden ayırt edebilmesini sağlamakla birlikte din ile ilgili konuların temel kaynaklardan öğrenilmesi gerektiği fikrinin oluşmasını destekliyor mu?

Verilen örnekler bilim ve akıl açısından doğru mu?

Bu davranışların öğrenilmesi öğrencilerin kendi dini ile barışık ve mutlu insanlar haline gelmesine yardımcı olacak mı?

Toplumsal açıdan

Hz. Muhammed’in örnek davranışlarının öğrenilmesi toplumda yaşanan bazı dinî ve ahlâkî davranışların nereden kaynaklandığını anlamaya katkı sağlıyor mu?
Üzerinde durulan örnek davranışlar başkalarının inanç ve yaşayışlarına saygı ve hoşgörüyle yaklaşma fikrini destekliyor mu?
Öğrenci bu davranışları öğrenerek toplumda yaşanan sağlıksız dini oluşumları daha kolay tanır hale gelebilir mi?
Öğrenilen bu davranışlar fizikî ve toplumsal çevrenin korunması fikrinin oluşmasına katkı sağlayacak mıdır?

Ahlâkî açıdan
Örnek davranışların öğrenilmesi öğrencide “ahlâkî değerlere saygı” fikrinin oluşmasını ve bunların içselleştirilmesini nasıl destekleyecektir?
Gördükleri örnekler öğrencilerde inanç-ibadet ve ahlâkî değer ilişkisinin kurulmasına katkı sağlayacak mıdır?
Kültürel açıdan
Örnek davranışlarının öğrenilmesiyle öğrenciler, Hz. Muhammed’in sünneti ve sözleriyle kültürümüzü nasıl etkilediğini fark edebilecekler midir?
Hz. Muhammed’in örnek davranışlarında sözü edilen bilgileri evrensel değerlerle ilişkili hale getirmek mümkün müdür? (Temel insan hakları, çevre bilinci vb.)
ÖRNEK 2
SINIF : 5
ÖĞRENME ALANI: İnanç
ÜNİTE : I. ALLAH’A İNANIYORUM
KONU : 1. Evrende Bir Düzen Vardır
2. Allah Vardır ve Birdir
AMAÇ : Evrendeki düzenden hareketle yaratıcının varlığını kavrar.
Programda “Evrendeki düzenden hareketle yaratıcının varlığını kavrar.” şeklinde verilen özel amaç ve bunun gerçekleşmesine yönelik olarak yukarıda yer alan konuları şu sorulara cevap bulmaya çalışılarak genel amaçlarla ilişkili hale getirebilmemiz mümkündür:
Bireysel açıdan
Bu konular işlendiğinde öğrenciler, hayatın anlamıyla ilgili hangi temel sorularına cevap verebilir hale gelecektir? Bu sayede onlarda inanma ve yaşama özgürlüğü ile ilgili bir bilincin oluşması mümkün olacak mıdır?

Başkalarının istismarı söz konusu olmadan öğrenciler, inançları ve ibadetleri konusunda Allah ile aralarında özel bir alan oluşturabilecek midir?

Öğrenciler “Allah’ın yaratması” fikriyle onun rahmeti ve sevgisi arasında ilişki kurabilir hale gelebilecek ve bunu davranışlarında vazgeçilmez bir unsur olarak yansıtabilecek midir?

Öğrenciler, Allah’ın nasıl bir varlık olduğu konusundaki kavramları kendilerine sunulan doğru bilgiler sayesinde anlayabilir, yanlış inanç ve hurafelerden ayırt edebilir hale gelebilecekler midir?

Allahın yaratması ve nasıl bir varlık olduğu konusunda dinin temel kaynaklarındaki bilgilere ulaşabilecekler midir?

Allah’a iman konusunda gelişimlerine uygun olarak temel esasları öğrenebilecekler midir?

Allah’ın varlığı ve yaratması konusundaki bilgiler akıl ve bilimin verileriyle uyuşmakta mıdır? Aklı ve bilimsel verileri kullanma konusunda ayetlerde hangi yönlendirmeler söz konusudur?

Konuyla ilgili olarak öğrenilenler onda kendi dini ile mutlu ve barışık olma halini oluşturabilecek midir?

Toplumsal açıdan
Verilen bilgiler toplumda yaşanan din hakkında açıklayıcı olacak mıdır?
Allah konusunda öğrendikleri öğrencide hoşgörü fikrinin oluşması ve yerleşmesine katkı sağlayacak mıdır?
Bu konuların işlenmesi ve buna bağlı olarak Allah-insan-evren ilişkisinin kurulması öğrencide çevreyi koruma bilincinin oluşmasına yardımcı olacak mıdır?

Ahlâkî açıdan
Allah’ın evrenin yaratıcısı olduğunun öğrenilmesi O’nun insan ilişkilerinde uyulmasını tavsiye ettiği ahlâkî davranışların içselleştirilmesine katkı sağlayabilecek midir?
Allah inancına sahip olmakla davranışların güzelleşmesi arasındaki ilişkinin fark edilmesine katkı sağlayacak mıdır?

Kültürel açıdan
Allah inancının kültürümüz üzerindeki etkileri ve yansımalarını fark edebilecekler midir?

Evrensel açıdan
Çeşitli dinlerde farklı şekillerde ortaya çıkan Allah inancı, taşıdığı evrensel nitelikler sayesinde birlikte yaşama ve hoşgörü bilincinin oluşmasına yardımcı olabilecek midir?

İLKÖĞRETİM DKAB DERSİ 4 VE 5. SINIF PROGRAMINDAKİ GENEL AMAÇ VE KAZANIMLARIN İLİŞKİLENDİRİLME ÖRNEKLERİ
(Burada yer alan tabloları ilgili sunumun 60-62 slaytlarında görebilirsiniz.)
SONUÇ OLARAK
Milli eğitimin genel amaçlarında ifadesini bulan “iyi insan yetiştirmek” ilkesi okulun önemli görevleri arasında yer almaktadır. İnsanın inanç boyutunun eğitim-öğretim faaliyetlerinde ihmal edilmemesi yoluyla bunun gerçekleşmesine katkı yapılabilir. İman-ibadet-ahlak bütünlüğüne dikkat ederek iyinin yanına sevabı, kötünün yanına da günahı ekleyerek insan davranışlarına yeni bir şekil kazandırılabilir.

Bu yapılırken tercihlerine müdahale etmeden öğrencileri din alanında doğru bilgiyle buluşturmak, eleştirel bir bakış açısı kazandırmak, günlük hayatta yaşadıkları problemlerinin çözümünde dinden ve DKAB dersinden öğrendiklerinden yararlanabilir hale gelmelerine yardımcı olmak önemlidir. Teşekkür Ederim.

Doç. Dr. Halit EV

(Konuşma metnini sunum olarak izlemek için tıklayınz)

Yorum ve düşüncelerinizi belirtmek için tıklayınız...

  
Duyurular  |  Makale ve Sohbetler  |  İletişim  |  Paylaşım