Ana Sayfa 4-8 Sınıflar 9-12 Sınıflar İlahiyat TestBank
Sosyal Etkinlikler Şiirler Hikayeler Fıkralar Site Hakkında
 
Site içi arama
 
 
Duyurular
Makale ve Sohbetler
İletişim
Paylaşım
  
 
Duyurular
 
  
 
Anket
 
   
 
Kullanıcı girişi
 
Kullanıcı Adı :
Şifre :
 
Hava Durumu
 
 
Ajanda
 
   
Makale ve Sohbetler
 
 
 

Cem Vakfı’nın Anayasa Konferansı ve Alevilerin Asimile Paranoyası

Cem Vakfı’nın girişimleriyle geçtiğimiz hafta sonu İstanbul’da bir araya gelen Alevi önderleri, toplantı sonunda bir bildiri yayınlamışlar. Bildiride, tanıdık cümleler, aynı şekilde ardı ardına dizilmiş.

“Alevi İslam inancını benimseyenler de dahil olmak üzere, tüm inanç gruplarının din ve vicdan özgürlükleri AİHM.’nin ilgili maddeleri uyarınca Anayasa taslağında yer almalıdır.”
Bu cümlede iki tanımlamaya takılmadan edemiyoruz. Birincisi “Alevi İslam İnancı” tanımlaması… İnanç kelimesi dinin mi, yoksa din anlayışının yerine mi kullanılıyor? Aleviler öncelikle Aleviliğin ne olduğu sorusuna, net bir cevap vermelidirler. AİHM’ne başvururken, Aleviliği bağımsız bir din olarak göstermekte bir sakınca görmemektedirler. İçeride konuşurken ise aynı Allah’a, Peygamber’e, Kitap’a bağlı olduğumuzdan söz edilmekte, böylece Alevilik üzerinden tehlikeli bir oyun oynanmaktadırlar. AİHM.’nin, İnsan Hakları Sözleşmesinin 9. maddesinin Aleviler lehine yorumuna bildiride atıfta bulunuyor ama aslında bu yorum, davanın dayandığı temeller göz önüne alındığında, Aleviliğin İslam’dan ayrı bir din olarak gösterildiğinin de belgesi durumunda. Bu durum, aleviler ve Alevilik için tehlikeli bir gelişmedir.

Diyanet dedeleri kadrosuna alsa ne olur?

Bildiride eleştirilecek pek çok yön var ama, bu eleştiriler daha önce yüzlerce kez yapılmış olduğundan, tıpkı talepler gibi onlar da ‘bildik’ olacak. Bunun yerine, “Acaba” diyorum, “Diyanet cemevlerini yöneten dedelerden belirli bir miktarını kadroya alsa ve cemevlerini ibadethane olarak resmileştirse ne olur?” Bu soruya herkes kendince bir cevap verebilir; benim cevabım ise şudur: “Alevilerin asimile olma paranoyası azar.”

Alevilerin asimile paranoyası

Asimile korkusu, Alevi çevrelerce sıkça dile getirilen konulardan birisi. DKAB dersinin zorunlu statüsüne karşı çıkışlarının arka planında da bu endişe yatmaktadır. İzmir’de, Alevilerin de katıldığı panel ve etkinliklerin birbiri adına yapılması bir kısım alevi çevrelerinde planlı bir asimilasyon süreci olarak değerlendirilmiş. Kaz Dağı’nda altın madeni araştırma çalışmalarının Selahattin Özel tarafından, Alevileri asimile etmeye yönelik bir hareket olduğunun söylenmesi, korkunun ulaştığı boyutları gösteriyor. Cemevleri devletten para almaya başladığında ve dedeler devlet memuru haline geldiklerinde, asimilasyon olur mu olmaz mı?
Dr. Ali Kuzudişli
02.11.2007

Duyurular  |  Makale ve Sohbetler  |  İletişim  |  Paylaşım