Ana Sayfa 4-8 Sınıflar 9-12 Sınıflar İlahiyat TestBank
Sosyal Etkinlikler Şiirler Hikayeler Fıkralar Site Hakkında
 
Site içi arama
 
 
Duyurular
Makale ve Sohbetler
İletişim
Paylaşım
  
 
Duyurular
 
  
 
Anket
 
   
 
Kullanıcı girişi
 
Kullanıcı Adı :
Şifre :
 
Hava Durumu
 
 
Ajanda
 
   
Makale ve Sohbetler
 
 
 

Davranış Eğitimi ve Din Kültürü Dersi

Eğitimin meşhur tanımlarından biri: “Kişide öğrenme yaşantıları yoluyla istendik davranış değişikleri oluşturma süreci” biçimindedir. Bu tanımı benimsemiş görünen örgün eğitim kurumlarında yürütülen eğitim programları ise, öğrencide davranış değişikliğini sağlamaya yönelik olmaktan çok bilgi öğretmeye yöneliktir. Davranış eğitimiyle yakından ilgili olması gereken DKAB dersi programında bile kazanımların çoğunluğu, bilgi mahiyetindedir. Buna paralel olarak ders kitapları da “tanımlayıcı dille” yazılmaktadır. Bunun yanı sıra zorunlu ve seçmeli derslerin neredeyse tümünde sınavlar, yalnızca bilgiyi ölçmekte; çocuğun öğrendiği bilgiler, onun başarı düzeyini belirlemektedir. Yılsonunda öğrencilere verdiğimiz karnede en değerli rakamlar, sınavlardan alınan notların aritmetik ortalamasını gösteren tabloda yer alanlardır. Bu nedenle karnenin öbür köşesinde yer alan davranış/alışkanlık tablosundaki değerlendirmeler, yalnızca doldurulması gerektiği için doldurulmuş olduğundan, kimsenin dikkatini çekmemektir.

Yanlış/kötü davranışlardan sürekli yakındığımız halde, davranış eğitimini neden işin akışına bırakıyoruz? Çeşitli sosyal problemlerden dolayı aileden iyi terbiye alamamış bir çocuk, aynı problemli çevreden birçok çocuğun yer aldığı kalabalık sınıflarda, iyi huy ve davranışları nasıl elde edecektir? Çocukların olumlu davranışlarını geliştirmeye yönelik, planlaması ve takibi yapılan bir süreç bulunmakta mıdır? Varsa gerçekten uygulanmakta mıdır? Görünene göre, çocukların davranışları “doğal seyrinde” biraz aileden, biraz çevreden, biraz medyadan biraz da okuldan gelen etkileşimlerle şekillenmektedir. Aile ve çevrenin çocuğun davranışına katkısı olumlu ve büyükse pek sorun çıkmamakta, aksi durumda ise problemler katlanarak ve yaygınlaşarak devam etmektedir.

Çocukların davranışlarının şekillenmesini kendi haline bırakmak, eğitimin mantığına ters bir durumdur. Çocuklara olumlu davranış kazandırmayı hedefleyen yeni bir programa ve ölçme-değerlendirme sistemine ihtiyaç olduğunu düşünüyorum. Bu program için, Rehberlik veya DKAB derslerinin müfredatı uygun göründüğünden belki iki ders için ortak programlar planlanabilir.

Bir çocuğun kendi hakkını koruyabilme, başkalarının haklarına saygı gösterebilme ve dürüst, güvenilir, çalışkan, temiz bir birey olmasını sağlayacak davranışlar kazanabilmesi için “sağlam” projelerin hazırlanması gerekmektedir. Bu projeleri ümitle beklerken DKAB öğretmenlerinin, dersin müfredatının uygun olması açısından davranış kazandırıcı etkinliklere ağırlık verebileceklerini vurgulayalım. İlgi çekme, güzel örnekleri öne çıkarma, ödüllendirme gibi araçlarla olumlu davranışları öğrencilerimiz arasında yaygınlaştırmaya çalışabiliriz.

Ali KUZUDİŞLİ
12 Ekim 2012

Duyurular  |  Makale ve Sohbetler  |  İletişim  |  Paylaşım