Ana Sayfa 4-8 Sınıflar 9-12 Sınıflar İlahiyat TestBank
Sosyal Etkinlikler Şiirler Hikayeler Fıkralar Site Hakkında
 
Site içi arama
 
 
Duyurular
Makale ve Sohbetler
İletişim
Paylaşım
  
 
Duyurular
 
  
 
Anket
 
   
 
Kullanıcı girişi
 
Kullanıcı Adı :
Şifre :
 
Hava Durumu
 
 
Ajanda
 
   
Makale ve Sohbetler
 
 
 

Türkiye Değerler Atlası Anketi 2012: Bu İşte Bir Terslik Var!

Türkiye Değerler Atlası Anketi 2012: Bu İşte Bir Terslik Var!

Türkiye’nin yüzde yetmişi dindar; ancak yüzde onu birbirine güvenebiliyor… Bu işte bir terslik var.


Bahçeşehir Üniversitesi öğretim üyesi Yılmaz Esmer öncülüğünde yapılan “Türkiye Değerler Atlası 2012” araştırmasında ortaya çıkan sonuca göre, Türkiye’nin yüzde yetmişi kendini dindar olarak görüyor fakat yalnızca yüzde onu karşısındaki insana güvenebiliyor. Bu ürkütücü sonuç, Millî Eğitim Bakanlığı, Diyanet İşleri Başkanlığı, dinî ve toplumsal değerleri çalışmalarının merkezine alan tüm sivil toplum kuruluşları başta olmak üzere, bu toplumda yaşayan herkesi derinden düşündürmelidir. “el-Emîn” (güvenilir) lakabıyla ünlenmiş Peygamber’in yolundan gittiğini söyleyen bu insanlar, neden birbirine güvenemiyorlar? Bir toplumda insanların birbirlerine güvenlerinin bu kadar düşük olması nasıl bir toplumsal hastalıktır? Din Müslüman’ı, “İnsanların, elinden dilinden zarar gelmeyeceğine güvendikleri insan” olarak tanımlarken, Müslümanlar birbirlerini neden güvenilmez insan olarak tanımlıyor?

Yılmaz Bey’in yaptığı araştırmanın bilimselliğine inanıyorum. Çünkü toplumdaki güvensizliğin açık işaretleri hayatın her alanında kendini belli ediyor. Bu konuda herkesin anlatacağı bir dizi anısı vardır. “Babana bile güvenmeyeceksin” hayatın öğretisidir, Türk insanına.

Araştırmada, habersiz olduğumuz önemli bir nokta var. Karşısındakine güvenmeyenler, acaba kendilerini güvenilir görüyorlar mı? Eğer bu soru sorulmadıysa, bir sonraki araştırmada mutlaka sorulması gerek. Kendini güvenilir kabul eden insanların oranı acaba kaç çıkar? Ben bu oranın yüksek çıkacağını tahmin ediyorum. Bir toplumda insanlar yüksek oranda kendilerini güvenilir, diğerlerini güvenilmez görüyorsa, orada ciddi bir ahlâk sorunu var demektir.

Daha önce birçok düşünürümüzün altını çizdiği gibi ülkemizde maalesef geçmişten bu yana devam eden bir ahlâk sorunu var. Ahlâkın ne olduğunu anlamada, anlatmada, onun eğitiminde ve öğretiminde çetin problemlerle karşı karşıyayız.

Belki bu nedenle, dini de doğru dürüst ne anlayabiliyor ne de anlatabiliyoruz.

Belki bu nedenle arka yollardan dolaşmayı bu kadar çok seviyoruz.

Belki bu nedenle en gelişmiş sistemler, ülkemizde uygulanırken kısa sürede tanınmaz hâle geliyor; ilkeler belki bu nedenle eriyip gidiyor; insanlar anayasaya, kanunlara, yönetmeliklere belki bu nedenle itibar etmiyor.

Türkiye Değerler Atlası 2012 anketine yansıyan toplumumuzun korkutan görüntüsü, bizi önlem almaya yönlendirmelidir. Öncelikle nerelerde yanlış yapıldığı bilimsel yöntemlerle –kesinlikle kalıplaşmış yargılarla değil– araştırılmalı ve teşhis edilmeli ve sonraki aşamada problemleri ortadan kaldıracak çareler düşünülmelidir. Bir körfezin, bir gölün veya bir derenin ıslah projesinde uygulanan aşamalar gibi, toplumsal arınma için de projeler geliştirilmeli ve toplum, bu görünümünden kurtarılmalıdır.


Ali KUZUDİŞLİ
05.10.2012
Gümüşhane

Duyurular  |  Makale ve Sohbetler  |  İletişim  |  Paylaşım