Ana Sayfa 4-8 Sınıflar 9-12 Sınıflar İlahiyat TestBank
Sosyal Etkinlikler Şiirler Hikayeler Fıkralar Site Hakkında
 
Site içi arama
 
 
Duyurular
Makale ve Sohbetler
İletişim
Paylaşım
  
 
Duyurular
 
  
 
Anket
 
   
 
Kullanıcı girişi
 
Kullanıcı Adı :
Şifre :
 
Hava Durumu
 
 
Ajanda
 
   
Makale ve Sohbetler
 
 
 

GENCERLER

 

Dini inançlarımıza göre, iki dini bayramımız (Ramazan ve Kurban) ve beş kandil gecemiz vardır. Bin aydan daha hayırlı olan Kadir gecesini geçtiğimiz pazartesi gecesi ihya ettik ,dua ve yakarışlarımız semaya ulaştı. Milyonlar bu gece Yaradana dua ve niyazlarda bulundu.Bu gün Arife gününe ulaşmış bulunuyoruz Cuma günü inşallah Ramazan Bayramını idrak edeceğiz.

Eski Ramazanlarda çocukların özel bir yeri olurdu. Çocuk olmadan Ramazanı düşünmek ve anlamak mümkün değildir.Çocuksuz Ramazanlar ile Ramazansız çocuklardan Allah bizleri korusun.

Geçen hafta Eski Ramazanları Kadir Gecesine kadar yazmıştık. Bugün arefe gününde yapılan faaliyetler ile eski bayramları ve Bayram Gencerlerini yazmaya çalışacağım.
Eski bayramlar dedim de bunlardan bazıları günümüzde yaşanıyor ve yaşatılıyor. Bugünlerde 'diş kirasının' hala verildiğini veya çocuklarımızın diş kirasının ne olduğunu bildikleri konusunda çok şey söylemeye gerek yok, maalesef bilmiyorlar. Bunu şuradan biliyorum. Ramazanla ilgili konuları, okullarda ramazan ayına denk getirilir ve o zaman işleriz.Çocuklara hep sormuşumdur.Diş kirası nedir diye.Bu geleneğin yaşatılmadığını çocuklardan öğreniyoruz.Çünkü diş kirasının muhatabı onlar.

Ramazan boyunca Ödemiş'in sokaklarında ramazan davulcusu arzı endam ediyor, tek şikayet bazı mahallelerin Ramazan davulcusunun sesini daha duyamadıkları yönünde oluyor. Ama yine de Ramazan davulcusunun beldemizde olması ve bu geleneğin yaşatılması çok güzel. Ayrıca arife günü Ramazan davulcusu gündüz davulunu çalmaya başlar.Yanında bir sırık tutan bayrakçı, sırığın ucunda genellikle bir bayrak ve sırığa iliştirilmiş havlu gömleklik kumaş vs .görürüz. Kapılardan ve pencerelerden sarkan meraklı bakışlar bu ikiliyi göz hapsine almış, çocuklarda bir telaş davulcuyla bayrakçıyı takip ediyorlar. Babalar çocuklarının elini tutmuş pür telaş bu fotoğraf karesinde yerlerini alıyorlar. Kimi fitre ve zekatını bayrakçıya verirken, kimi de giyim giysi bağlıyor sırığa. Bu manzarayı görmek isteyenler lütfen arife günü çocuğunu alsın ramazan davulcusuyla bayrakçısını görmeye götürsün.

Bayram gecesi çocuklar heyecanlarından uyuyamazlar, sabah olduğunda aile reisi baba, urbalarını(elbise) giyer,ağzına da tatlı bir şey alıp caminin yolunu tutardı.Bayram sabahı camiye giderken neden tatlı bir şey yenir ve camiye giden yol neden uzatılırdı o zamanlar bilmiyordum. Bu uygulamanın Peygamberimizin sünneti seniyesi olduğunu yıllar sonra babamdan öğrenecektim.

Ev ahalisi telaşla babalarını beklerler camiden eve dönsün diye . Çocuklar yeni elbiselerini giyerler kapının önüne dizilirlerdi.Evin hanımı da işlerini bitirir bitirmez bayramlıklarını giyinirdi ve herkes kapının önünde bayramlaşmak için babalarını beklerdi. O heyecan ve telaş o kadar zevkliydi ki hiçbir şey onun yerini tutmazdı. Derken, baba bayram simitleriyle eve gelir, önce çocuklar sırayla babalarının ellerini öperler, haçlıklarını alırlardı. Daha sonra evin hanımı öperdi kocasının elini. Bayramlar müspet elektrik yayardı her tarafa. Zamanımızın bayramlarında bu elektriğin hala kaybolmadığını düşünüyorum.
Kapının eşiğinde gerçekleşen ilk bayramlaşma merasiminden hemen sonra hep birlikte yer sofrasında kahvaltıya oturulur, neşe içinde bayram simitleri yenirken, çocuklar bayram harçlıklarının çetelesini tutmaya başlarlardı. Eğer evde yaşlılar varsa önce onların elleri öpülür, bayram harçlıkları ile diş kiraları alınırdı. Sabah kahvaltısından sonra baba kıraathaneye bayramlaşmaya giderken evin hanımı konu komşuya bayram tebriğine geçerdi. Çocuklar ise sokak sokak gezerler rastladıkları herkesin ellerini öperlerdi. Bu bayramlaşma trafiği bayramın ikinci günüde devam eder bayramın ikinci ve üçüncü günleri uzaktaki akrabalara bayram ziyaretleri yapılırdı. Yaşlılar ise bayram ziyaretçilerini evlerinde beklerler, o güzelim üzeri cevizli,antepfıstıklı baklavaları,kalburbastıları ikram etmek için sabırsızlanırlardı.

Eski bayramlar Gencer'siz olmazdı. Yöremizin köy ve beldelerinde bayramın ilk gününden son gününe kadar Gencer Bayramları yapılırdı.Bugün birkaç beldemizde panayırlar kurularak tertiplenen Gencer'ler, yaşama mücadelesi veriyorlar. Modern çağın getirdiği eğlence anlayışı ile kültür değerlerimiz,müziğimiz, folklörümüz geleneksel eğlence anlayışımız yok olmakla karşı karşıya bulunmaktadır. Bu kültürel yozlaşmaya hala direnen,dimdik ayakta duran Gencer Bayramlarımızdan örnekler vermeye çalışacağım.

Bayramın ikinci günü Beydağ ilçesinde Pazaryeri mevkiinde Gencer kurulur. Gencer günü çarşı Pazar dükkanlar ve işyerleri açıktır. Zaman içinde Gencer yerleri çok değişti.Geniş alan nerede varsa oraya Gencer kuruldu.Gencer alanında dolaplar kurulur,atlı karıncalar, oyuncakçılar,bisiklet kiralayanlar, dönen atlar, köfteci,ciğerci, simitçi, çerezciler ile seyyar satıcılar yerlerini alırlardı. Ayrıca çok sevilen Gencer macunu,elma şekeri,keten helvası, dondurmacı ve şerbetçiler Gencer alanında olurlardı. Beydağ'ın tepesinde Karlık denen yerde kar kuyularına kıştan karlar basılır, yazın keçelerin içine konarak pazarlara getirilir, satılırdı. Yaz aylarına denk düşen Gencerlerde kar helvası gencerin gözdesi sayılırdı. Mevlidi olanlar ise karcılara spariş vererek, karlı mevlit şerbeti dağıtırlardı. Gencerlerler gençler için hem eğlence hem de tanışma mekanları olurdu.

Üçüncü gün Beyköy genceridir. Sabahın erken saatlerinden itibaren çevre köylüler, satıcılar, oyuncakçılar yer kapabilmek için yarışırlar, hatta akşamdan gelenler bile olurdu. Eski Muhtar rahmetli Hüdaverdi bey Gencer günleri yağlı pehlivan güreşleri tertip ettirmişti. Zamanın namlı pehlivanları davet edilmiş unutulmaz güreşler yapılmıştı.
Dördüncü gün Kızlar Genceridir. Bu Gencer yalnız Beyköyde kurulurdu. Oğuzların torunları Ege'ye geldiklerinde sulak ve yüksek yerleri seçmişler, kondukları yerlere de bir çınar dikmeyi ihmal etmemişlerdi. Onların ulu çınarları bugün bir abide gibi dimdik ayaktadırlar. Gencer bizim yöremizde bir hayli eski, kökü taassup ve hurafe inançlara dayanan bir gelenektir. Bu geleneği en iyi anlatan bir atasözümüz var.''Gencerde kız, baharda at beğenen aldanır.'' Gencere kızlar ve erkekler birbirlerini görmeye veya göstermeye gelirlerdi.

Bayramdan beş gün sonra Gencer bayramı adı altında 'Hamamköy'de kurulurdu. Köye en yakın il ve ilçe merkezlerinden oyuncak, ev aletleri ve tekstil ürünleri başta olmak üzere çeşitli sergiler açılırdı. Çoçuklar için dönme dolaplar, atlı karıncalar kurulurdu. En çok gençler için güzel olurdu Gencerler. Eskiden Hamamköy'de kurulan Gencerlerde güreşlerde tutulurdu.

Ne yazık ki Kiraz ve Ödemiş ilçeleri ve köylerinde Gencer bayramları yapılmıyor artık.
Kiraz'lı olmam hasebiyle benim hatırladığım son Gencer Kiraz Bireylül İlkokulunda okuduğum yıllara rastlıyor. Kiraz'ın bugünkü mahsül pazarında kurulurdu Gencer. Bayramın üçüncü günü tüm köyler Kiraza akın ederlerdi. Satıcıların çoğu Ödemiş'ten gelirlerdi. Kiraz Belediye Başkanı İsmet Korkmaz beye bu yazı vesilesiyle bir ricada bulunmak istiyorum. Sayın Başkanım;siz dar imkanlarla Kiraz'a hizmet etmeye gayret ediyorsunuz. Tarih ve Kültür değerlerimiz konusunda hassasiyetinizi biliyorum. Biz gencerimizi tekrar geri istiyoruz. Bu yönde bir çalışma yaparsanız kültürümüze hizmet etmiş olacaksınız.Bu da size çok yakışır, başarılı hizmetlerinizin devamını diliyorum.

Değerli okurlarım yazımı biraz uzattığımı biliyorum. Bu durum benim tarih ve kültür değerlerimize duyarlı olmamdan kaynaklanıyor. Bayramda misafirlerinize şeker tadında okuyabileceğiniz bir yazı yazmayı istedim, umarım faydalı olur. Bu vesileyle herkesin mübarek Ramazan Bayramlarını tebrik ediyor, sağlık, saadet ve esenlikler diliyorum.

Mehmet Kamer Ödemiş İZMİR

Duyurular  |  Makale ve Sohbetler  |  İletişim  |  Paylaşım