Ana Sayfa 4-8 Sınıflar 9-12 Sınıflar İlahiyat TestBank
Sosyal Etkinlikler Şiirler Hikayeler Fıkralar Site Hakkında
 
Site içi arama
 
 
Duyurular
Makale ve Sohbetler
İletişim
Paylaşım
  
 
Duyurular
 
  
 
Anket
 
   
 
Kullanıcı girişi
 
Kullanıcı Adı :
Şifre :
 
Hava Durumu
 
 
Ajanda
 
   
Makale ve Sohbetler
 
 
 

Ramazan Medeniyeti

Bir medeniyetin adıdır Ramazan. On bir ayın sultanıdır Ramazan. Öyle bir medeniyet ki bin yıldan beri manevi dünyamızın mahyası, kandillerimizin ziyası olmaya devam ediyor. O’na
yetişenler ne şanslı. Bu ay serapa ibadet ayıdır. Rahmet ve bereket ayıdır. Başı rahmet ortası bereket sonu selamet ayıdır. Gönül dünyamızın Ramazan ışıklarıyla dolduğu bu ayda maddi ve manevi temizlenmenin adıdır Ramazan. Maddi temizlenmedir.Çünkü yıl boyu çalışan organlarımız Ramazan ayında oruç tutmak suretiyle bir nevi bakıma alınır. Yıl boyu çalışan iç organlarımız adeta rektefe edilir. Dinlenir ve bize hizmet edebilmek için enerji toplar. İslam dini temizlik dinidir. Bu vesileyle sağlıklı bir bedene, durulmuş bir dimağa kavuşmuş oluruz. Orucun manevi faydalarına gelince; Her Müslüman inancının gereği olarak bu ayı dolu dolu yaşar ve her fırsatları değerlendirir. Oruç tutan bilir ki, bu ibadetin mükafatı çok, derecesi büyüktür. Peygamberimiz “Oruç tutun sıhhat bulun” buyuruyor. Bu aya erişenler eğer oruç tutmaya manileri yoksa sıhhat için, maddi ve manevi arınma için oruç tutmaları tavsiye edilmektedir. Bir batılı doktorun “oruç bıçaksız ameliyattır “tespiti  ne kadar manidardır.
Benim yaşımda olanlar yaz aylarında ikinci kez oruç tutuyorlar. İki defa ilkbahar, iki defa sonbahar ve iki defa da kış aylarında oruç tuttuğumu hatırlıyorum. Yazımın başında Ramazan bir medeniyettir demiştim. Ramazan bir yaşama biçimi bir kültürdür de. Bugün dünyada bir buçuk milyar Müslüman Ramazan ayını idrak etmiş bulunmaktadır. Bir tarafta Afrika ülkelerindeki açlık ve sefalet ciğerlerimizi dağlarken, diğer tarafta Suriye’de yaşananlar Ramazan Atlasında yaşayan tüm Müslümanları derinden üzmektedir. Ramazan ayında, hem de ilk gününde bir devlet halkına kurşun sıkar mı? İslam ülkeleri teşkilatları ve tüm İslam ülkeleri batılı ülkelerden önce bu katliamlara bir dur diyebilmelidirler. Yaşananlar çok acıdır ve İslam’ın imajına gölge düşürmektedir. Peygamber Efendimiz “ Müslümanlar bir vücudun parçaları gibidir. O parçalardan birine bir zarar gelirse, diğer Müslümanlar bunu hissederler” buyurmaktadır.
Bu Ramazan ayında Diyanet İşleri Başkanlığı “komşuluk” temasını işleyeceğini duyurmuştur. Bu vesile ile bu yıl toplanacak yardımların komşularımıza yakın ve uzak komşularımıza yapılması, Ramazan paketlerinin Afrika ülkelerindeki Müslüman kardeşlerimize gönderilmesi ne güzel bir davranış olur. Bazı sivil toplum kuruluşlarının, Diyanetin ve Türk Kızılay’ının Afrika ülkelerine yardım kampanyaları başlattığını biliyoruz. Bu yardımlar ayni ve nakdi olarak yapılabiliyor. Biz tarihte mazlum milletlerin yanında olduk her zaman. Bugün de aynı hamiyetperverliğimizi gösterelim. Zekat ve fitrelerimizi aç ve biilaç olan kardeşlerimize ulaştıralım.İslam Peygamberi “Komşusu aç iken tok yatan bizden değildir” buyurmaktadır.
Atasözlerimiz Peygamberimizin sözlerini yorumlar biçimdedir. “Komşu komşunun külüne muhtaçtır.” Ve “ Ev alma komşu al.” Bu Atasözlerindeki derinlik medeniyetimizin ve kültürümüzün derinliğini de göstermektedir. Modern yaşama biçimi hayatımıza bir çok yenilikler ve kolaylıklar getirirken bazı güzelliklerimizi de götürmüştür. Bunlardan biri komşuluk ilişkilerimizdir. Bir yabancıya sorsanız ve bize ait iki değer söylemesini isteseniz muhakkak şöyle diyecektir.Türk milleti misafirperverdir ve komşuluk ilişkilerine değer verir. Ramazan ayı bu değerlerimizin yaşanmasına vesile olabilir. Hani dilimizde pelesenk olmuştur Peygamberimize ait bir sözdür. “Misafir rızkıyla gelir.”Aslında o hadis “Misafir on rızkla gelir. Birini yer dokuz tanesini ev sahibine bırakır” şeklindedir. Cemiyet ve düğünler bile konu komşuyla oluyor. Eskiler “ harman yel ile, düğün el ile olur “demişler. Üzülerek söylemeliyim ki, büyük büyük evlerde yaşıyoruz fakat komşularımızın kapısını çalamıyoruz. Apartmanlarda birlikte yaşıyoruz ve kapılarımız dip dibe. Fakat komşularımızı tanımıyor ve hal hatırlarını soramıyoruz. Hızlı yaşıyoruz. Hayatın akışına kaptırmışız kendimizi. Ramazan ayı komşularımızı hatırlama aydır. Beraberce iftar yemeklerini yeme ayıdır. Başka aylarda hal hatırlarını soramadığımız komşularımızın hal hatırlarını sorma ayıdır. Dargınlarla barışma ayıdır Ramazan. Birlikte sevinme birlikte üzülme ayıdır. Merhamet ayıdır Ramazan. Komşumuza selam vermek ve selam almak ayıdır Ramazan. İhmal ettiğimiz değerlerimizi hatırlama ve hatırlatma ayıdır Ramazan. Birlikte yaşama sevincidir Ramazan. Cemiyeti olur cemiyetine gideriz komşularımızın. Ölüsü olur başsağlığına gider yemek götürürüz. Ziyaretine gider tatlı götürürüz.Tatlı yiyelim, tatlı konuşalım diye. Yolcusu olur uğurlamaya gideriz. Hastası olur hasta ziyaretine gideriz komşularımızın. Çocuğu doğar hediye alırız, sünneti olur  hediye alırız. Düğünü olur yine hediye alırız. Komşu komşunun külüne muhtaçtır demek bu olsa gerek. Ramazan bize bu duyguları yaşattığı için güzeldir. Bir  medeniyetin dilidir, inancıdır, kültürüdür, yaşama biçimidir Ramazan. Hep derler ya; ”Nerede o eski Ramazanlar? ” diye. Hep düşünür dururum.Eski Ramazan’lar medeniyetimizin bir çok değerlerini yaşattığı için mi, yoksa nostaljik olsun diye mi özlem duyuyoruz? Sanırım bu değerlere biraz uzakta olduğumuz için özlem duyuyoruz eski Ramazanlara. Unuttuğumuz o güzel değerlerimizi tekrar yaşamak ve yaşatmak bizim elimizdedir. On bir ayın sultanı gönüllerimizin de sultanı olabilir. Yeter ki canı gönülden isteyelim. Yazımızı büyük İslam mutasavvıfı ve şairi Yunus Emre’nin sözleriyle bitirelim. “Sevelim, sevilelim dünya kalmaz kimseye.”
 Nice ümitlerin yeşerip sevgiye, sevgilerinde merhamete dönüştüğü Ramazan ayınız mübarek olsun.
Mehmet KAMER
Duyurular  |  Makale ve Sohbetler  |  İletişim  |  Paylaşım