Ana Sayfa 4-8 Sınıflar 9-12 Sınıflar İlahiyat TestBank
Sosyal Etkinlikler Şiirler Hikayeler Fıkralar Site Hakkında
 
Site içi arama
 
 
Duyurular
Makale ve Sohbetler
İletişim
Paylaşım
  
 
Duyurular
 
  
 
Anket
 
   
 
Kullanıcı girişi
 
Kullanıcı Adı :
Şifre :
 
Hava Durumu
 
 
Ajanda
 
   
Makale ve Sohbetler
 
 
 

Domuz Gribi ve Dinimiz İslam

Domuz gribi salgını Türkiye ve dünya gündemindeki ilk sıralardaki yerini başka konulara kolay bırakacak gibi gözükmüyor. Vaka sayısının gün geçtikçe katlanarak artması, bu salgın nedeniyle ölen insanların sayısını gösteren rakamın giderek büyümesi, büyük küçük herkesi küresel korkuyla sarıp sarmalıyor. Belediye otobüslerinde, metrolarda, çarşı pazarlarda okullarda, sınıflarda, dip dibe, burun buruna, tıkış tepiş yaşayan büyük şehirlerin insanları, ‘salgından kendimi nasıl korurum’ telaşında. Korunmak denildiğinde akla ilk gelen elbette aşı olmak ama bu konudaki kafa karışıklığı, insanların korku ve şaşkınlığını daha da arttırıyor.

Salgına yakayı kaptırmamak için en başta yapılması gereken, korunma önlemleri. Sağlık Bakanlığının hazırlattığı afiş ve broşürlerde de vurgulandığı gibi ellerin temizliği, ağız ve burun temizliği çok önemli. Eller her fırsatta yıkanacak; ağza buruna parmak sokulmayacak; Kalemlerin dipleri ağza alınmayacak.

Bu haftalar derslerimizde tam da temizlikle ilgili konular işliyoruz. Yüce dinimizin büyüklüğünü salgından korunma tedbirlerini incelerken bir kez daha anlıyoruz. Ne diyor dinimiz? “Önce eller güzelce yıkanır, sonra üç kez ağza su alınır, sonra üç kez buruna su verilir, güzelce temizlenir, sonra üç kez yüz yıkanır, sonra sağ kol, sol kol üçer kez yıkanır…” Bu tarifler günümüzdeki doktorların salgından korunma tavsiyelerine ne kadar da benziyor. Bunun ötesinde dinimiz, sağ elin yaptığı işlerle sol elin yaptığı işleri karıştırmamamızı öğütlüyor. İslam terbiyesine göre esneyen, öksüren, hapşıran kişi, ağzını sol eliyle kapatır. Bunun nedeni açık. Çünkü tanıdıklarla karşılaşıyoruz, el sıkışıyoruz. İster istemez bulaşan mikroplar sol elde dursun; temiz kalan sağ elle gönül rahatlığıyla kaynaşalım diye böyle bir ayrım yapılmış. Şimdi sizin “Ya adam solaksa…” dediğinizi duyar gibi oluyorum. Dinimizde güçlük yok, birisi solaksa ve genel kurallara kendini uyduramıyorsa o da kendince önlemini alsın.

Cahillik edip insanların yüzüne yüzüne hapşırmanın, sonra da pişkince: “Ne korkuyorsunuz canım, Allah’ın dediği olur” demenin bilinçli bir müslümana yakışmadığını söylemeye gerek bile yok. Yüce dinimizin yarısı sayılan temizliğe özen gösterelim, dengeli beslenelim, çalışma ve dinlenme saatlerine dikkat edelim, her türlü önlemimizi alalım ve paniğe kapılmayalım; Allah ne dilerse o olur.

Ali KUZUDİŞLİ

Duyurular  |  Makale ve Sohbetler  |  İletişim  |  Paylaşım