Ana Sayfa 4-8 Sınıflar 9-12 Sınıflar İlahiyat TestBank
Sosyal Etkinlikler Şiirler Hikayeler Fıkralar Site Hakkında
 
Site içi arama
 
 
Duyurular
Makale ve Sohbetler
İletişim
Paylaşım
  
 
Duyurular
 
  
 
Anket
 
   
 
Kullanıcı girişi
 
Kullanıcı Adı :
Şifre :
 
Hava Durumu
 
 
Ajanda
 
   
Makale ve Sohbetler
 
 
 

Eylem ve davranışları tetiklemeyen inanç, ya sahtedir ya da hastalıklı…

İnanmak insanın doğasında vardır. Allah bu duyguyu, gönüllerin gerçek sahibini bulsunlar diye insanların kalbine yerleştirmiştir. İnsan, aklı da yanına alarak, her şeyin yaratıcısı olan gerçek dostu, bu duyguyla arar.

Bununla birlikte yaşam, hile ve tuzaklarla doludur. Gölgeler gerçekmiş gibi görünür; hazlar ve zevkler baş döndürür. Korkular ve meraklar, sisler içinde bulanık inançlar, boş hayaller ve vehimler üretir; erk tutkunları sahte tanrılar yaratır ve putlar aracılığıyla insanları zapturapt altında tutmaya çalışır…

İnsanı doğru inançlara varmasını engelleyen tuzaklardan biri de, geçmiş yılların insanların önüne ve arkasına ördüğü duvarlardır. Yüce Allah’ın müşrikler için buyurduğu gibi:

“Onların önlerine bir duvar, arkalarına bir duvar çekip, gözlerini perdeledik… onlar göremezler…” (Yasin 9)

Dünyaya gelen bir çocuk büyür, yetişkin olur ama kendi beyniyle düşünmezse, çevresindekilerin, babalarının atalarının beyniyle düşünür; aynı yanlış inançları sorgulamaksızın devam ettirir.

Yaşamdaki hile ve tuzaklar, insanın yaratıcıyı bulma duygusunu emer; yanlış yönlere yönlendirir; boş umutlar peşinde tüketir. Neyse ki Allah’ın merhameti sonsuzdur. İnsanlara Kuranıkerim gibi, doğru inançları gösteren bir kitap göndermiştir.

İnsanların ihtiyaç duyduğu inançların en doğrusu ve en kalbe yatkın olanı Kuranıkerim’dedir. Evren ve içindekileri yaratan kimdir? İnsanı kötülüklerden kim korur? İnsan kime sığınabilir? ...Kime güvenebilirim? Kime sığınabilirim? Sonsuz huzura nasıl varabilirim? Buna benzer bütün soruların cevabını, Allah Kuranıkerim’de insanlara hediye etmiştir.

Allah, doğru inançları insanlara binbir yolla anlatır; mantıksal düşünenlere mantık yoluyla, görsel düşünenlere manzaralar resmederek, duygusal kimselere duygu yüklü anlatımlarla, hikayeden hoşlananlara kıssalarla… Kimi zaman ödüller vaat eder; kimi zaman ağır uyarılarda bulunur… Bütün bunların hepsi, insanların doğruyu bulmaları içindir.

Eylem ve davranışları tetiklemeyen inanç, ya sahtedir ya da hastalıklı...

İnançlar, peşinden eylem ve davranışları getirir… Bu kaçınılmazdır. Eylem ve davranışları tetiklemeyen inanç, ya sahtedir ya da hastalıklı…

Kuranıkerim bu nedenle imanla birlikte ‘salih amel’i anar. Salih amel demek, “Allah’ın hoşnut olduğu, insanların yararına olan, insana sevap kazandıran her türlü iyi, güzel ve yararlı iş” demektir.

Kuranıkerim, insana verdiği öğütlerle onu doğruya ve iyiye yönlendirir. Allah, insanların mutlaka salih amel işlemelerini emreder… Niçin? Çünkü insanlardaki inanç, ancak bu sayede saflaşır, berraklaşır. İnsan yaşamından geriye kalacak olan da salih ameller değil midir?

Kuranıkerim’in davranışlar konusundaki öğretisini şöyle özetleyebiliriz:
  1. Yaptığın her işte asıl amacın Allah rızasına ermek olsun… (İşlere besmele ile başlamanın esprisi budur)
  2. Yaptığın işlerde adalet üzere ol.
  3. Hoşgörülü, affedici ve merhametli ol.
  4. Sana verilen nimet ve imkanları, ihtiyaç sahipleri ve dostlarınla paylaş.
  5. Yaptığın her işin sana geri döneceğini ve hesaba çekileceğini unutma.

Dr. Ali Kuzudişli

Duyurular  |  Makale ve Sohbetler  |  İletişim  |  Paylaşım