Ana Sayfa 4-8 Sınıflar 9-12 Sınıflar İlahiyat TestBank
Sosyal Etkinlikler Şiirler Hikayeler Fıkralar Site Hakkında
 
Site içi arama
 
 
Duyurular
Makale ve Sohbetler
İletişim
Paylaşım
  
 
Duyurular
 
  
 
Anket
 
   
 
Kullanıcı girişi
 
Kullanıcı Adı :
Şifre :
 
Hava Durumu
 
 
Ajanda
 
   
Makale ve Sohbetler
 
 
 

İmam Birgivi Hazretlerinin Büyüklüğü

İMAM-I BİRGİVİ HAZRETLERİNİN BÜYÜKLÜĞÜ

Meşhur İslâm âlimlerinden İmam-ı Birgivî Hazretleri zamanın Şeyhülislâmı tarafından verilen bir fetvayı yırtmış ve fetvanın yanlış olduğunu söylemişti. Verdiği fetvanın yırtıldığını haber alan Şeyhülislâm, Birgivî Hazretlerini hesap sormak için huzuruna çağırdı. Şeyhülislâmın makamına varan Birgivî Hazretleri namaz kılmakta olan Şeyhülislâm’a selâm verip içeri girdi... Şeyhülislâm namazı bitirdikten sonra:

— Namaz kılan bir kimseye selâm verilir mi? diye sordu.
İmam-ı Birgivî Hazretleri ise:

— Biliyorum namaz kılan bir kimseye selâm verilemez... Lâkin siz benim içeri girdiğimde namaz kılmıyor, içeri çok karanlık şu pencereyi nasıl büyütmeli diye düşünüyordunuz. Ben de sizi pencere ile meşgul görüp selâm verdim, dedi.

Şeyhülislâm, Birgivî Hazretlerinin kemalâtını anlamıştı. Böyle bir kâmil insanı ayağına çağırdığından dolayı özür diledi. [İmam Birgivi hakkında anlatılan menkıbelerden (*) biri de şöyledir:] Yemek vakti oldu. Yemek yiyeceklerdi. Şeyhülislâm’ın maiyeti davet edildi. Sofra hazırlandı. Herkes mükellef vaziyette kurulmuş olan sofraya oturdular. Birgivî Hazretleri ise onların yemeğine hiç iltifat etmeyerek kendi torbasından zeytin - ekmek çıkarıp yemeye başladı. Şeyhülislâm ve diğer misafirler, Birgivî Hazretlerine hazırlanan yemekten niçin yemediğini sordular.

Birgivî Hazretleri eliyle yemek yiyenlerin gözlerini yukarıdan aşağıya bir sıvazlayınca, gördüler ki kendi yemekleri, o iştahla - zevkle yedikleri yemek kokmuş leşten ibaret... Kokmuş leşin üzerinde gezen kurtları görünce onlar da şaşırdılar nasıl bu yemeği yediklerine... Birgivî Hazretleri himmet edip tekrar normal hale avdet ettiklerinde İmam, bir de kendi ekmeğini elinin içine alıp sıktı ki, elinden süzülmüş balın damladığını gördüler.. Çünkü onların yediklerine kul hakkı karıştığı için haram olmuş, Birgivî’ninki ise kendi elinin emeği olduğundan helâldi...
             Beldemizin manevi şahsiyetlerinden biri olan İmamı Birgivi üç padişah döneminde yaşamış ender alimlerimizdendir.Hatta Birgi’de Ataullah Efendi Medresesinde Görev yararken dönemin Padişahı 3. Selim huzura çağırmış,verdiği bir fetva hususunda kendisinden bilgi almıştır. İmam-ı Birgivi gözünü budaktan sakınmayan, doğru bildiğini her yerde söyleyen, zamanın ulema ve ümerasının takdirini kazanmıştır.
             “  Balık derya içredir amma deryanın farkında değildir “ demiş eskiler. Gerçekten Ödemiş başta olmak üzere(küçük menderes havzası) bu yörede yaşayanlar, İmam-ı Birgivi’nin farkında değiliz. Ben her ziyarete gittiğimde İmam-ı Birgivi’nin kabri başında İzmir ve ilçeleri başta olmak üzere, Çanakkale, Balıkesir, Aydın, Manisa ve çevre illerden gelenler tarafından ziyaretçi akınına uğradığını biliyorum. Bu ziyaretçilerin sayısının 2007 sonu itibariyle 150.000’i geçtiğini son görüşmemizde Birgi Belediye Başkanı Cumhur Şener Bey’den duymuştum.Yine bu görüşmelerimiz sırasında AB’ye Belediye olarak “Pansiyonculuğu Geliştirme Projesi” hazırladıklarını, buna bağlı olarak Birgi’de yaşayan 20 kişiye “Ev Pansiyonculuğu Kursu” verildiğini ifade ettiler. Başkanımız ayrıca ikinci bir AB projesini de sanırım beş belediye ile ortak hazırladıklarını söylediler. Bütün bu çalışmalar Birgi’nin tanınması ve tanıtılması içindir. Birgi gerçekten geçmiş ile geleceği birbirine bağlayan bir kent. Bunun kıymetini bilmeliyiz. Antik çağ, Anadolu Beylikleri, Osmanlı Devleti ve Cumhuriyet Türkiye’sine yetişmiş, dört medeniyetin beşikliğini ve Anadolu Selçukluların başkenti olmuş bu tarih hazinesinin bir an önce keşfedilmesini canı gönülden arzu ediyoruz. Bu yönde katkı koyan herkese, başta Birgi Belediye Başkanı Cumhur Şener Bey’e teşekkür etmek istiyorum.
            Kültür Bakanlığı İmam-ı Birgivi türbesinin bulunduğu yere bir “Anıt mezar” yaptıracaktı, geçen yıl gazetelerden okumuştuk. Bu anıt mezar konusunda bugüne kadar bir gelişme olmadı. Bu anıt mezar Birgi’ye bir değer kazandıracaktır. Bu konunun takip edilmesini Sayın Cumhur Şener’den rica ediyoruz.
            Birgi Belediyesi 2008 yılının Ağustos veya Eylül aylarında “Anadolu Selçukluların Birgi’yi başkent ilan etmelerinin 700.cü yıldönümü” etkinliklerine hazırlanıyor. Bu konuda Kültür Bakanlığı’na gerekli müracaatlar Birgi Belediyesi tarafından yapılmış, hatta tarih bile verilmiştir. Böyle büyük bir projenin hayata geçirilmesi yönünde Kültür Bakanlığı’nın mali yönden katkı sağlayacak olması Ödemiş’in tanıtımı noktasında büyük bir gelişmedir. Tarihimizin yeniden inşası ve gelecek kuşaklara aktarılması hepimizin görevi olmalıdır. Tarihine sahip çıkmayanın geleceği de yoktur. Büyük Medeniyetler kurmuş ecdadımızın hatıralarını yad etmek ve tarihimizi yeni nesillerle tanıştırmak adına 2008 Ağustos veya Eylül ayında yapılacak etkinlikler ve sempozyuma katkı sağlamaya herkesi davet ediyorum.Tarihi değerlerimizin sahip çıkıldığı ve milletçe korunduğu güzel günlere ulaşmak ümidi ve temennisiyle sağlık ve esenlikle kalın.

(*) Menkıbe: Bir kişi hakkında anlatılan efsaneleşmiş hikayeler

Mehmet KAMER

05.01.2008 Ödemiş

 

 
 

 

Duyurular  |  Makale ve Sohbetler  |  İletişim  |  Paylaşım