Ana Sayfa 4-8 Sınıflar 9-12 Sınıflar İlahiyat TestBank
Sosyal Etkinlikler Şiirler Hikayeler Fıkralar Site Hakkında
 
Site içi arama
 
 
Duyurular
Makale ve Sohbetler
İletişim
Paylaşım
  
 
Duyurular
 
  
 
Anket
 
   
 
Kullanıcı girişi
 
Kullanıcı Adı :
Şifre :
 
Hava Durumu
 
 
Ajanda
 
   
Makale ve Sohbetler
 
 
 

“Yas”a oruç demek ne derece doğru?

Alevi geleneğinde Muharrem ayının önemli bir yeri bulunmaktadır. Hz. Adem'in bağışlanması, Hz. Nuh'un gemisinin tufandan kurtulması, Hz. Yunus'un balığın karnından kurtulması, Hz. İdris ve Hz. İsa'nın göğe çıkması, Hz. İbrahim'in Nemrut'un ateşinden kurtulması, Hz. Yusuf'un atıldığı kuyudan çıkması, Hz. Muhammed'in müşriklerin zulmünden kurtulup hicret etmesi gibi olayların, Muharrem ayının 10. gününde gerçekleştiğine vurgu yapmaya özellikle dikkat eden Alevi dedeleri, bu ayın kutsallığını Hz. Hüseyin’in Kerbela’da şehadeti meselesini ekleyip yas geleneğini izah ediyorlar.

Bazı Peygamberlerin başından geçen önemli olayların Muharrem ayında gerçekleşmiş olduğuna inanç, Alevi geleneğine özgü değildir; önceki ilahi dinlerin ikinci-üçüncü derecedeki kaynaklarından bazı İslam kaynaklarına girmiş olan ve sağlamlığı oldukça kuşkulu olan rivayetlere dayanır. Aslına bakılırsa Alevilerin tuttukları yas ile Peygamberlere atfedilen olaylar arasında hiçbir ilişki yoktur. Alevilerin yası, tamamıyla Hz. Hüseyin’in şehit edilmesi olayını toplum hafızasında canlı tutmayı amaçlayan bir gelenektir. Bu gelenek, Alevi kimliğinin ayırıcı ve tanımlayıcı özeliklerinden birini oluşturur.

Alevilerin yası gündeme geldiğinde, Peygamberimizin Muharrem orucunu tuttuğu, hem Sünni hem de Alevi çevrelerce dile getirilmekte, bu durum paydaşlardan biri olarak vurgulanmakta; fakat Peygamberimizin Muharrem ayında tuttuğu orucun, Alevilerin tuttuğu yas ile hiçbir ilgisinin olmadığı göz ardı edilmektedir. Peygamberimizin tuttuğu oruç bilindiği üzere, ibadet kastıyla, imsak vaktinden iftar saatine kadar yeme-içme ve cinsel ilişkiden uzak durmaktır. Alevilerin tuttukları geleneksel yasta ise durum çok farklıdır. Yas süresince –gece gündüz fark etmez– su içilmez. Neden su içilmez? Çünkü Hz. Hüseyin üç gün susuz bırakılmıştır. Bıçağa el sürülmez. Neden? Çünkü Hz. Hüseyin hunharca şehit edilmiştir. Kurban kesilmez, çünkü Hz. Hüseyin “kurban” edilmiştir. –Modern zamanların dedeleri inkar etseler de alevi geleneğinde ve yas kültüründe vardır– tıraş olunmaz, yıkanılmaz, güzel koku sürülmez, düğün yapılmaz. Neden? Çünkü yas vardır. Bu “yas” İslam’daki “oruç” değildir.

AK Parti milletvekili Reha Çamuroğlu’nun girişimleri, Sünni Alevi kardeşliği yolunda atılmış güzel adımlar olarak tarihe geçecektir. Bununla birlikte, Muharrem ayında düzenlenecek olan yemeğe “iftar” denilmesi fevkalade yanlıştır. Alevilerin tuttukları “yas”a benzetme yoluyla oruç denilse bile, iftar tamamen karşılıksız kalmaktadır. Akşam vakti, ezanlar okununca Aleviler, yaslarını bir kenara bırakmaz ki…! On gün boyunca geceli gündüzlü yas devam eder. Umarız verilen “Alevi iftarında” bir de iftar topu atılmaz!

Dr. Ali Kuzudişli

26.12.2007 İzmir

Duyurular  |  Makale ve Sohbetler  |  İletişim  |  Paylaşım