Ana Sayfa 4-8 Sınıflar 9-12 Sınıflar İlahiyat TestBank
Sosyal Etkinlikler Şiirler Hikayeler Fıkralar Site Hakkında
 
Site içi arama
 
 
Öğrenci Fıkraları
Nasreddin Hoca
Doktor Hasta Fıkraları
Futbol Takımları
Hakim-Suçlu Fıkraları
Karadeniz Fıkraları
Hayvan Fıkraları
  
»  Hayvan Fıkraları 2
»  Hayvan Fıkraları 1
Deli Fıkraları
İş Hayatıyla İlgili Fıkralar
Gönül meseleleri
BuzZ Espriler
  
 
Duyurular
 
  
 
Anket
 
   
 
Kullanıcı girişi
 
Kullanıcı Adı :
Şifre :
 
Hava Durumu
 
 
Ajanda
 
   
Hayvan Fıkraları 1
 
 
 
  • ŞİŞKOTEK

Bir uçağa temel ve papağanı binmişler ve uçakta maç seyrediyorlarmış karşı takımdaki oyuncular gol atmışlar uçaktakiler başlamış -yuhhh!!yuhhh demeye papağan bu lafı çok sevmiş ve ezberlemiş sonra TOP DİREEKTEN DÖNMÜŞ uçaktakiler -attıda vuramadı attıda vuramadı diye söylenmeye başlamışlar papağan bu lafıda ezberlemiş uçağın adıda şişkotekmiş hostes anons yapmış -şişkotek inişe hazırlanıyor lütfen sıkı tutunun papağan bu lafıda çok sevmiş ve ezberlemiş bunlar uçaktan inmişler ve bir diskoya gitmişler diskoda şişko bir kadın şarkı söylüyormuş papağan başlamış uçaktakileri saymaya -yuhh!!yuhh!! şarkı söyleyen kadın üstüne alınmış ve sinirlenmiş papağana terliğini fırlatmış papağan -attıda vuramadı attıda vuramadı demiş ve kadın sinirlenmiş aşağı iniyormuş papağann: -şişkotek inişe hazırlanıyor lütfen sıkı tutunun!!:D Ebrar. Ş. Cengiz Topel İÖO. Samsun

  • RAMAZAN TOPU

Tilki ormanda gezmektedir. bir ağacın dalında asılı bir geyik budu görür. Açtır ama şüphelenir; kontrol etmeye başlar ve görür ki bu bir tuzak.Geyik budu bir iple bombaya bağlıdır. Epeyce uzağa gider ve başını kollarının üzerine koyarak yatar biraz sonra kurt gelir, budu ve yatan tilkiyi görür. tilkiye sorar:
" Ne yapıyorsun dostum? .."
Tilki cevap verir:
" Hiç... yatıyorum..."
" Burada bir but var !..."
"Evet var"
" Neden yemedin?
Tilki sakince cevap verir :
"BU GÜN ORUCUM"
Kurt kendinden emin :
" Ben yiyeyim o zaman"
Tilki :
"Buyur afiyet olsun... der.
Kurt buda uzanır uzanmaz bir patlama ortalık toz duman ..Kurt yaralı hareketsiz 10 metre uzakta perişan halde yatarken tilki sakince budu yemeye baslar.
Bunu gören kurt :
"LAN ŞEREFSİZ HANİ ORUÇTUN?!!"
TILKI PİŞKİN PİŞKİN:
"Biraz önce top patladı, duymadın mı....?"

  • TİRYAKİ YOKSA

Bir köylü telaşla bir başka köylüye koştu :
-Bana bak, senin inekler sigara içer mi?
-Çıldırdın mı sen? İnek sigara içer mi hiç?
-Öyleyse ahirin yanıyor, kardeşim.

  • OH BEE

Bir gün adamın biri çölde giderken devesini kaybediyor. Adam perişan ve susuz bir biçimde ilerlerken bir galeri görüyor. Galeriye gidiyor içeride bir sürü devenin olduğunu görüyor ve galeri sahibinden kaliteli bir deve istiyor. Deveyi alıp galeriden çıkarken adamın aklına bir şey geliyor ve sahibine dönerek soruyor
-Bu deve nasıl gider, diyor.
Sahibi cevaplıyor :
-Oh bee deyince gider, diyor.
Alıcı:
-Peki nasıl duruyor, diye soruyor.
Sahibi de.
-Allahım sen beni kurtar deyince duruyor, diyor. Adam deveyi alarak galeriden çıkıyor.
-Oh bee diyerek, yola koyuluyor. Belli bir süre gittikten sonra adam ilerde bir uçurum görüyor ve deveyi nasıl durduracağını unutuyor. Deve tam uçurumun kenarına geldiğinde son anda adam :
-Allahım sen beni kurtar, diyor. Deve zınk diye duruyor. Ve arkasından adam :
-Oh bee, diyor.

  • ONU GÖRMÜŞLER

Afrika'da bir fil ile karınca arkadaş olmuşlar. Devamlı birlikte geziyorlarmış. Bir gün bunların canı sıkılmış. Ne yapacaklarını düşünmeye başlamışlar. Karınca başka bir ülkeye gitmeyi teklif etmiş. Bu fikir filin de aklına yatmış. Ve o gece sınıra gelmişler. Karınca, file: "Ben önden gideyim; sen de beni geriden takip et. Bir şey olursa sana bağırırım." demiş. Başlamışlar yürümeye... Ve bir müddet sonra karıncanın olduğu yerden sesler gelmiş. Karınca olanca gücüyle bağırmış: "Fiiil yere yaaaat; beni gördüler!"

  • KAPLUMBAĞA

Dört kaplumbağa pikniğe çıkmaya karar veriyorlar. Erzakları hazırlayıp yola koyuluyorlar. Bir yıl, iki yıl, beş, on yıl derken otuz yıl sonra piknik yerine varıyorlar. Hemen erzakları çıkarıyorlar, gazozlar yiyecekler herşey ortaya çıkıyor.
Gazozlarda şişe gazoz. Ve açacak YOK! Tek çözüm birinin eve gidip açacağı alıp gelmesi. Doğal olarak en genç kaplumbağayı seçiyorlar. Genç eleman:
- "Giderim, ama bir şartım var" der ve ekler.
- "Buradaki yiyeceklerin hiçbirine ben gelinceye kadar dokunulmayacak.
Diğerleri de bunu kabul eder. Kaplumbağa yola çıkar. Aradan bir, iki, on, yirmi yıl geçer.
Bu arada yaşlı kaplumbağalardan birisi fenalaşır, ölmek üzeredir. Arkadaşlar ne yapsa faydasız. Kaplumbağanın son dileği olup olmadığını sorarlar. O da:
- Gerçi genç kaplumbağaya söz verdik ama, şuradaki sarmalardan birtanesini yesem olur mu? der. Diğerleri de kıramaz ve:
- "Elbette" diyerek, sarmalardan birini verirler.
Tam ağzına atacağı sırada genç kaplumbağa çalıların arasından fırlar ve bağırır:
- Gitmiyorum işte, gitmiyorum.

  • KİM KİMİ ALIŞTIRDI?

Bir araştırmacı sabır ve dikkatle çalışarak iki fareye acıktıkları zaman burunları ile bir zile basmayı öğretti. Üç gün sonra bu farelerden biri diğerine şöyle diyordu: "Enayiyi amma alıştırdık yahu... Her zile basışımızda peynir veriyor" Ece, Göztepe İÖO. İlçe, il?

  
 
  • ATEİST

Ateist bir adam bir gün ormanda geziyor ve etrafındaki güzelliklere bakıyormuş."Evrim ne güzellikler yaratıyor" diye düşünüp mest oluyormuş. Birden arkasında kocaman bir ayı belirmiş ve adamı kovalamaya başlamış. Adam bütün gücüyle kaçıyormuş ama arkasına her bakışta ayının daha fazla yaklaşmış olduğunu fark ediyormuş. Dakikalarca süren bir kaçışın sonunda adamın ayağı yerdeki dala takılmış,ayı adamın üzerine atlamış, pençesini kaldırmış. Tam adama vurmaya hazırlanırken adam "Allahım" diye bağırmış. Bir anda zaman durmuş,ayı donmuş, ormandaki nehir bile akmaz olmuş. Bir anda orman kararmış ve gökyüzünden bir ışık huzmesi adamın üzerine parlamış. Çok derinden gelen ilahi bir ses adama, "Yıllarca bana inanmadın,yartılışı kozmik bir kazaya bağladın, sana bu durumda yardım etmemi mi istiyorsun? Seni sevgili bir kulum mu saymalıyım?" demiş. Adam utanç içinde,"Biliyorum bunca yıldan sonra dindar olmamı istemem haksızlık, ama belki ayıyı dindar yapabilirsiniz" demiş. Ses: "Peki" demiş ve ışık kaybolmuş. Nehir tekrar akmaya başlamış, her şey eski haline dönmüş. Ayı pençesini indirmiş, iki pençesini göğe doğru çevirmiş ve konuşmaya başlamış:
"Allah'ım,senin rızkınla orucumu açıyorum, hamdolsun verdiğin nimetlere."
Büşra Nur Gani, Akşemsettin İÖO. Buca İzmir

  • İKİNCİ LİSAN

Fare bir peynir kokusu duyup, kafasını dışarı uzatmıştı. Fakat bunun kedinin bir tuzağı olabileceğini düşünüp dışarı çıkmadı. Bekledi ve biraz sonra "miyav" diye bir ses duydu. Ertesi gün de peynir kokusunu aldı ve "miyav" sesini duydu, yerinden çıkmadı. Sonraki gün "hav hav" diye bir ses duydu ve kedinin ortalarda olmadığını anlayarak dışarı çıktı. Çıkmasıyla pençe yemesi bir oldu. Kedinin tuzağına düşmüştü. Kedi yerde baygın yatan fareyi yanındaki yavrusuna gösterip şöyle dedi:
-Bak yavrum, sana dememiş miydim, ikinci lisan çok önemli.

Duyurular  |  Makale ve Sohbetler  |  İletişim  |  Paylaşım